HOLLANDA’DAN FİKRET BARIŞ’IN POSTA GÜVERCİNLERİ
  BİLGİLER
 


Değerli arkadaşlar,

Bu bölümde sizler için yararlı olabileceğini düşündüğüm genellikle güvercin hastaliklari ile ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmaya  ve zamanım elverdikçede yeni bilgiler eklemeye çalışacağım.

Şimdi ilk etapta Avrupada karşılaştığımız belli başlı güvercin  hastalıklarını ve bunların tedavi şekillerini anlatmaya çalışacağım.

Ornithose ( göz, ve solunum yolları iltihabı)

Trichomonose (ağız içi sarılık hastalığı)

Paramixo ( Sallabaş)

Paratifus (Salmonella mikrobu)

Coli           (coli bakterisi)

Pokken Difterie (Gaga ve göz etrafında oluşan yaralar)

Coccidiose    

Lint en haarwormen (Bağırsak kurtları)

Luizen en vlooien (Kanat ve telek haşaratları)

 

öncelikle bir Veteriner veya bu konuda yetkili birisi olmadığımı, sadece yıllardır edindiğim tecrübelerimi aktararak sizlere faydalı olabilirsem bundan mutluluk duyacagimi ve başka hiç bir amacımın olmadığını belirtmek isterim.  

Ornithose ( göz, ve solunum yolları iltihabı)

Bu hastalık insanlardaki soğuk algınlığı veya solunum yolları iltihabına benzer.

Belirtileri: Göz yaşarmaları, burun kapaklarının yaşarması hatta burun kapaklarını sıkınca sünen beyaz bir sıvı çıkması, çok ilerlemiş durumlarda nefes alırken hırıltılar çıkması, hatta güvercin burnunu boşaltmak istediğinde sarımtırak bir sümükle kan karışık çıkar.

Yavrularda daha çok görülen bu hastalık, güvercinlerdeki yön tayin etme sistemini çok olumsuz yönde etkilediği için çok sayıda kuşun kaybolmasına yolaçar. Bu hastalığa yakalanan tecrübeli kart kuşlar dahi evi bulmakta zorlanır, hatta kaybolurlar.

Bu hastalığın önüne geçmek için kümesin çok iyi hava alabilmesi ama kesinlikle cereyan yapmaması yani içeride rüzgar esmemesi gerekir.

Tedavi şekli: Eğer hastalık çok ilerlememiş ise rahatsız kuşları bir hafta boyunca etrafı ve arkası kapalı sadece önü açık telörgülü bir kafes içinde besleyerek hiç bir ilaç kullanmadan tedavi etmek mümkündür. Ancak hastalık çok ilerlemiş ise o zaman 6 gün boyunca Ornithosemix veya benzeri bir antibiyotik kullanmak gerekir. Kuslara bu ilaçlar verildiği müddetçe dışarı salınmaması 6 günden sonra iki günde vitamin karışımı verilmesı gerekir.

TIRICHOMONOSE  (SARILIK)

Bu hastalık Trichomonas columbae dediğimiz tek hücreli bir parazitin  ağız içine, boğaza veya kursak (mide) içine yerleşerek kavrulmuş yumurtanin sarısına benzer bir yara oluşturması şeklinde görülür. 

 

Karaciğerde büyük tahribata yol açan bu hastalık aynı zamanda başka hastalıklarında habercisi konumundadır. Yavrulatma döneminde kuşlar bir haftalik yumurtaya yattığı  esnada mutlaka TRICHO MIX veya benzeri ilaçların kullanılması ve yavrular yumurtadan çıkmadan, anne ve  babaların bu mikroptan  arındırılması gerekir. Aksi taktirde çok sayıda yavrunun daha yuvadayken ölmesine hatta zamnında tedbir alınmadığı taktirde kart kuşların dahi ölümüne yolaçabilir. Hasta olan bir kuş bu hastalığı  genelde su kabı vasıtasıyla hızlı bir şekilde  diğer kuşlara bulaştırır. Bu hastalığın yayılmasını önlemek için suyun sık sık yenilenmesi ve su kabının dezenfekte edilmesi gereki. Hatta iki su kabını dönüşümlü kullandığimız taktirde yeni kullanacağımız kap kuru olduğundan mikrop barındirmayacaktır. Yerde yemlemek yerine yem kabında yemlemede bu hastalığın yayilmasını frenleyici bir tedbir olarak bilinmektedir ve önlemek tedavi etmekten daha iyidir.

Paramyxo (Sallabaş)

Paramyxo virüsünün yol açtığı çok bulaşıcı bir hastalıktır. İlk başta yem kekerken  boşa kekme,  sonraları denge bozulması ve daha ileriki sahfalardada tamamen boyun dönmesi şeklinde ortaya çıkan bu hastalık, genelde tüleme mevsiminde veya güvercinlerin direncinin zayıf olduğu dönemlerde ortaya çıkar.

 

 

 

Tedavisi için bir ilaç yoktur. Sadece bu hastalığa yakalanan  kuşlar çok fazla su içtiği ve vucuttan aşırı tuz kaybettiği için hastalığın ortaya çıktığı andan itibaren 2 litrelik su kabına bir yemek kaşığı sirke ve bir çay kaşığı tuz katılarak 3-4 hafta boyunca verilirse kurtulan kuşların sayısı daha fazla olur ve kalan kuşların bağırsaklarının tahrip olmasıda önlenmiş olur.

Bu hastalığa yakalanmamak için  güvercinlerimizi enazindan bir aylık yavru iken aşı yaptirmamız gerekir. Eğer mümkünse bu aşıyı yılda bir defa tekrarlamalıyız. Piyasadaki (Colombovac ve Intervet gibi firmaların geliştirdiği) aşılar bu hastalığın önlenmesinde çok etkili aşılardır. Bu hastalığın uğradığı bir kümesin tekrar kendini toparlayabilmesi bayağı zaman alacağı gibi yılların emeğinide birçırpıda yokedecektir. O yüzden mutlaka aşı yaptırmalıyız diyorum.


Paratifus

Paratifus salmonella bakterisinin yol açtığı bir hastalıktır. Bu bakteri bağırsaklara yerleştiğinde aşırı ishale, eklemlere yerleştiğinde ur gibi şişmelere ve bunların doğal sonucu olarakta topallık ve kanadını kullanamama gibi rahatsızlıklara yol açtığı gibi, beyine giden damarlara yerleştigindede Paramixo ile ayırtedilemeyecek derecede bir denge bozukluğu şeklinde ortaya çıkar. Aşırı sıvı kaybından dolayı çok zayıf düşerler ve sonünda ölürler. Paramixoya karşın paratifusta ölüm oranları daha fazladır.

Son yıllarda çikarılan paratifus aşısıda bu hastalığı önlemek için bir çok şampiyon tarafından kullanılan bir korunma yöntemi olarak bilinmektedir. Bu hastalıktan kurtulan kuşlar tamamen bu hastalıktan arınmışlarsa damızlık olarak kullanılabilirler. Ama yarışlarda istenilen başarıyı elde etmeleri zor olacaktır.

Bu hastalığın tedavisi çeşitli firmaların ürettiği PARA MIX ve benzeri  ilaclar sayesinde mümkündür. Ancak bu hastalık genelde dışkı vasıtası ile bulaştığı için diğer hastalıklarda olduğu gibi paratifus tedavisi esnasinda ve sonrasında kumesi, yuvalari ve kullandığımız tüm araç gereçleri iyice dezenfekte ederek bu hastalığın tekrar ortaya çıkmasını önleyebiliriz.

Kuşları eşlestirmeden 4 hafta kadar önce korunma amaçlı bu hastalığa karşı  6 gün süresince ilaç kullanmamız yararlı olur düşuncesindeyim.
 
 

Coli           (coli bakterisi)

Coli colibakterisinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Genellikle yavru kuslarda görülür.
 Sebepleri: Stres, kümeslerdeki güvercin sayısının aşırı kalabalık olması, kümesin güneşten yoksun olmasının yanında bazen başka enfeksiyonlarında; bağırsakta bulunan bu bakteriyi aktif hale getirerek hastalığın ortaya cıkmasını sağladığı bilinmektedir. Çünkü zaman zaman coli bakterisi bir virusle birlikte ortaya çıkar. Buda çoğu kez adenovirus ile birlikte olur.
Belirtileri :Yeme iştahının azalması, çok su içme, kusma, kuşların büzüşerek kara kara düsünmeleri, çağırdığın zaman içeri gelmemelari, yani çatıda beklemeleri, önce kahverengimsi ve sünen, daha ilerleyen günlerde ise yeşil ve pis kokulu bir ishal. Bunların doğal sonucu olarakta aşırı zayıflama ve ölümler.
Nasıl önleriz: Kümesteki yavru sayısını az tutarak hijyenik ve bol güneş gören bir kümeste yavrularımızın kondisyon seviyesini ne kadar yüksek tutabilirsek, bu hastalığa yakalanma şansınıda o kadar azaltmış oluruz.
Tedavisi: Eğer bu hastalığın başladığı günlerde hemen farkedilerek hasta kuslar ayrılırsa, hastalığın yayılması önlenebilir. Ama halen her gün başka kuşlar hasta oluyorsa o zaman kümesteki tüm kuşlara icerisinde chloamfenicol, colistine ve furaltadone karışımı bulunan bir antibiyotik kullanılarak hastalık önlenebilir. Ama bazen her ilaç etkili olmayabilir. Çünkü coli bakterisinin hangi kökten geldiğini tesbit etmek için bir labaratuvar tahlili gerekebilir. Bu tesbit yapıldıktan sonra verilen ilaçlar daha etkili olur. İlaç verirken elektrolyt ile birlikte verilmesi, kusların daha çabuk iyileşmesini ve bağırsaklarının tahrip olmamasını sağlar.
Bu ilaçlama döneminin hemen ardından ise, dışkı yoluyla kümes içerisine yayılan mikropların dezenfekte yapılarak yok edilmesi gerekir Yalnızca kümesi değil, içerideki yemlik, suluk ve benzeri tüm araç ve gereçlerinde mutlaka dezenfekte edilerek bu hastalığın bir süre sonra tekrar ortaya çıkması önlenmelidir.
Fikret Barış
 
 
  Toplam 73659 ziyaretçi (198781 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=